Sanat mı yoksa şiddet mi aslında tartışmaya açık bir konu olarak görülmüştür karma dövüş sanatları. Şu bir gerçek ki bir çok ülkede iyi bir oyuncu ve izleyici kitlesine sahip bu branş. Ülkemizde de dünya şampiyonluğu kazanmış çok iyi bir sporcu yetişiyor: Çağan Atakan Arslan, nam-ı diğer Avatar. Bu alanda tarihte ilk madalyayı da bizlere getirmiş Arslan. Böyle başarılı bir sporcunun aynı zamanda örnek bir kişiliğe sahip olması, etik kurallar ve bağımlılıklar alanında hassas olması ülkemiz için de büyük bir kazanım. Bizler de Çağan Atakan Arslan’la hem karma dövüş sporunu hem de kendisini tüm zararlı alışkanlık ve çevreye karşı koruduğunu dile getirdiği spor hayatını konuştuk. Kendisine bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz. Umarız daha nice Atakan’lar yetişir…

Röportaj: Sümeyya Olcay

Başarılı bir spor hayatın var. Öncelikle neden bu alanda uzmanlaşmak istediğini öğrenmek ve bu süreçte Çağan Atakan Arslan’ı tanımak isteriz.
İnsanın kişiliği yaptığı işe, mesleğine yansır veya kendini bir şekilde yaptığı işle ifade eder; bunu her zaman söylerim. Kimi insan resim çizer, kimi müzik yapar; ben de kendimi dövüşerek daha doğrusu dövüş sanatıyla ifade ediyorum. 17 yaşında babam tarafından yönlendirildim bu spora. Otoritelerin çok iyi bir dövüşçü olacağım görüşünde olması da benim bu alandaki çalışmalarımın artmasına vesile oldu. Esas branşım Muay Thai. Diğer adıyla Tayland boksu. Fakat birbirlerine yakın olan diğer disiplin sporlarından olan Kick Boks da benim yaptığım bir diğer önemli spor dalı. MMA denilen, Türkçe açılımı karma dövüş sanatları olan spor dalında ülkemi temsil etmekteyim. 2011 yılında tarihte ilk defa olmak üzere milli takım bünyesinde ülkemize ilk altın madalyayı getirdim. Toplamda 4 ayrı federasyonda dünya şampiyonluğuna sahip oldum. Şu anda menajerim Birol Topuz vesilesiyle dünyanın en büyük dövüş organizasyonu olan Glory World Series ile anlaşma sağladım. 2014’te itibaren ülkemizi burada temsil edeceğim. Bu benim için büyük bir onur olacaktır.

Avatar lakabı nereden geliyor?
Ring sporları denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan Bilgehan Demir, bir televizyon kanalında yapılan Kick Boks galasında beni Avatar filmindeki bir karaktere benzetmiş, Avatar Atakan olarak lanse etmişti. Lakabım da Avatar diye kaldı. Hatta adımı bilmeyip lakabımla seslenen de çoktur (gülüyor).

Bu spor dallarının da tanıtımı olarak sormak isterim; Kick Boks’u diğer dövüş sporlarından ayıran özellik nedir? Ayrıca ülkemizde bu sporun gelişmişlik düzeyi nedir? Bildiğime göre Muay Thai’nin anavatanı olan Tayland dışında diğer ülkelerde bu alanda eğitim seviyesi çok iyi veya olanaklı değil.

Ayakta yapılan en kapsamlı ve en eski dövüş sporu Muay Thai’dir. Diz, dirsek, tekme, yumruk ve bazı tutuşlar serbest olarak yapılır, fakat yere düşünce rakibine temas edemezsin. Yerde de dövüşe devam ettiğin zaman dövüş Free Fight karma dövüş sanatı adını alıyor. Kick Boks’ta ise sadece tekme, yumruk ve diz serbesttir. Rakibi tutarak vuramazsınız. Muay Thai, Free Fight, Kick Boks sporlarının üçü de birbirine yakın sporlar. Dünya genelinde bu dallardan birinde yer alan sporcu diğer branşlarda da dövüşebilmekte. Sizin de belirttiğiniz gibi ülkemizde spor denilince akla ne yazık ki futbol, basketbol gibi temel sporlar geliyor. Ama dövüş sporlarının da ülkemizde hızla büyüdüğüne inanıyorum. Karışık dövüş sporlarının karşılaşmalarında izleyicimiz çok; şu an bir final karşılaşmasını statta 90 bin kişi izliyor, onlarca TV kanalı da canlı yayın olarak karşılaşmayı yayınlıyor. Dövüş sporları ülkemizde daha da gelişecektir, işte o zaman sporumuz hak ettiği yere gelecektir.

Dünyada bu sporun örnek ülkeleri hangileri?

Dünyada Kick Boks’ta en iyi ülke Hollanda. Muay Thai’de ise ana vatanı olan Tayland başta gelmekte. Çünkü Tayland’da bu sporun gelişimi ve eğitimi için özel kamplar yapılmakta ve ülke de stratejik olarak sporuna fazlasıyla sahip çıkmakta.

Yurtdışında da bu spor için çalışmalar yapıyorsun. Phuket’de eğitim mi alıyorsun? Yoksa ülkemizdeki eğitim olanağı kısıtlı diye yurtdışına mı yöneldin?

Ülkemizde de değerli birçok hocamız ve sporcularımız bulunmakta. Benim bu noktaya gelmemde büyük emeği olan antrenörüm Yılmaz Çeken de bana göre bu sporun en iyi ismi. Fakat Tayland bu sporda bir merkez. Dünyanın en iyi sporcuları Phuket’e gelir ve kamp yapar. Dövüşte ne kadar iyi partneriniz olursa siz de o derece kendinizi geliştirirsiniz. Bu sebeple zaman zaman kamp yapmaya Phuket ve Tayland’daki kamp merkezlerine gitmekteyim. Ayrıca burada bir disiplin içerisinde eğitim alıyoruz. Bu da bu dalda kendimizi geliştirmemiz için çok iyi bir fırsat oluyor. 

Spor ve bunun yanında manken ve oyunculuk dışında çevrende örnek olarak gösterilen bir kişiliğe de sahipsin. Sporculukta en başta etik ilkelere uymakla başarıya sahip olunur. Spor ve etik ilkelere uymayı nasıl açıklarsın?

Bizim camiamızda bir söz vardır; seni şampiyon yapan yeteneğin, şampiyon olarak kalmanı sağlayan ise karakterindir. Herkes spor yapabilir fakat herkes sporcu olamaz. Sporcu olmak başlı başına bir disiplini, düzeni ve sağlıklı bir yaşam tarzını gerektirir. Bu da doğal olarak başarıyı doğurur. Spor ve ahlak ayrılmaz bir bütündür. Kurallar gereği adil bir oyun ortamı oluşturmak etik kurallara uymakla gerçekleşir. Bu sebeple etik olmayan hiçbir şey sporun içerisinde bulunmamalıdır. Şike, doping ve benzeri kural dışı davranışlarla gerçek ve dürüst bir başarıyı asla yakalayamazsınız. Kazansanız da gerçek kazanan olamazsınız.

Gerçek anlamda spor yaparak uyuşturucu, sigara, alkol gibi zararlı maddelerden uzak durabilir miyiz? Bu yönde gençlere ne tür önerilerde bulunabilirsin?

Şu an yaşadığımız dönemde ne yazık ki madde kullanım yaşı oldukça küçülmüş; buna bağlı olarak bağımlı insan sayısı da bir hayli artış göstermiştir. Büyüdüğüm semt bu yönden fazlası ile sıkıntılı bir yer. Beraber okuduğum ve çocukluğumu beraber geçirdiğim çoğu arkadaşım şu anda bağımlı dediğimiz sınıfta. Bunu üzülerek söylüyorum. Beni onlardan ayıran en önemli sebeplerin başında kesinlikle spor gelmekte. Eğer ben spora yönelmeseydim, bağımlı yapıcı maddeler benim de ilgimi çekebilirdi. Yanlış ortamlarda bulunarak, istemediğim durumlar içerisinde olabilirdim. Fakat bugüne kadar Allah’a şükür hiçbir zaman ne alkol, ne sigara, ne de uyuşturucu bir madde kullandım. Spor beni tüm kötü alışkanlıklara ve arkadaşlıklara karşı tuttu. Bu tür bağımlılıkları olan pek çok insanı da spor sayesinde sağlığına kavuşturduk.

SPOR EŞİTTİR SAĞLIKLI VE FİT BİR VÜCUT

Spor yaparak sağlıklı ve güzel, fit bir vücuda sahip olabiliriz. Aynı zamanda zihnen de rahata kavuşabilirsiniz. Bunu sağlarken de daha sağlıklı beslenerek size zarar verebilecek besin ve maddelerden uzak durmuş olursunuz. Bugün birçok sayıda spor, fitness salonları, gençlik ve spor bakanlığının, belediyelerin sunduğu spor tesislerimiz mevcut. Spor yapmak eskisi gibi ulaşılmaz değil. Okullarda sunulan spor imkânları da oldukça genişletilmiş durumda. Herkesin kendine en yakın spor merkezine giderek bir yerden bu işe başlaması gerekiyor. Tabi bunun için halkı spora karşı bilinçlendirmek lazım. Hayatı daha güzel hale getirmek bizim elimizde. Spor da yemek gibi vücudun bir ihtiyacı ve bunun geç olman farkına varmak lazım.

Bu röportaj Yeşilay Dergisi Aralık 2013 sayısında yer almıştır.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *