Derviş Zaim: “Sinemanın sorunu yetişmiş seyircinin olmaması”

Karşınızda ezber bozan, sinemanın en derin yaralarını da, çözümünü de, ne süreçte olduğunu da çok iyi bilen, hayatı olduğu gibi beyaz perdeye aktarmaya gayret gösteren ünlü bir yapımcı/ yönetmenimiz var; Derviş Zaim. Bence kendisi iyi filmleri yapmanın yanında, genç sinemacıların da rol aldığı ve yanlarında görünce heyecan duyduğu bir isim. Boğaziçi Film Festivali etkinliğinin yapıldığı Beyoğlu’nda sorularımızı yönelttik kendisine…

Ceza: “Rap, pop müziğin arasında kılıç gibi dimdik durdu”

Bir müzik, bir sesleniş, bir haykırış, bir sorumluluk. Hip hop müziğinin bir kültürü olan Rap’in Türkiye’de en önemli ismi Ceza… Zorluğun üstesinden gelen ve başarıya koşan bir hayatı, doluluğu ve mütevazılığıyla her yaştan deli gibi dinleyenin olduğu, kendisi kadar takipçilerine de önemli misyonlar yükleyen Ceza ile hayatını konuştuk.

Bahadır Yenişehirlioğlu: “Yazmasa idim, infilak ederdim”

Karşımızda hem hukukçu, hem yazar hem aktör var… Her bir alanda
insana dokunmak. onun için bir lütuf… Derinliği, naifliği, belagati, yaşam tarzı ile gönüllerde yer edinen Bahadır Yenişehirlioğlu ile hayat “öz”ünü, yazarlığını, aktörlüğünü, ailesini, duruşunu konuştuk…

Şahika Ercümen: “Su beni hayata bağlıyor”

Benim için hayat ilk nefes aldığımda değil, ilk nefesimi tuttuğumda başladı… Bu sözlerin ve hayatın sahibi Şahika Ercümen. Dünya rekorlarıyla milli gururumuz. Bir o kadar da mütevazı, samimi… Kendisine hayatını ve su altını sorduk.

İzzet Günay: “İlk sahne tozunu Yeşil Sahne’de yuttum”

İzzet Günay… Türk Sinemasının jönü… Unutamadığımız filmlerin başrolü… Ne anlatsak az hakkında. Filmleri konuşuyor zaten… Vesikalı Yârim, Acemi Çapkın, Hayat mı Bu, Kader Oyuncuları, Ali Cengiz Oyunu, Kırık Plak ve daha yüzlerce filmi kazındı hatıralarımıza. Ve bu yolculuğa ilk Yeşilay’ın Yeşil Sahne’sinde başlamış oldu İzzet Günay. Bodrum’da yaşıyor, gittik ziyaret ettik ve 1952’de tiyatro vesilesiyle tanışmış olduğu Yeşilay hatıralarını dinledik kendisinden… Dinlemeye doyamadık…

Mustafa Armağan: “Ülkemizde darbelere, siyasi, askeri olaylara karşı en çok STK’lar etkilendi”

İstiklal Harbi’nin sonlarına yaklaşılıyor. Halk yorgun. Bir devir bitiyor, koca imparatorluk son demlerini yaşıyor. Yeni bir yönetim sistemi, inkılaplar, kanunlar çıkıyor… Halk yüzyıllardır bildiği hayat biçiminden başka bir sisteme sancılı bir şekilde geçiş yapmaya çalışıyor. Geçiş yumuşaklığı birkaç yıl sürüyor ve sonrasında keskin bıçak başlıyor. Yeşilay’ın o zamanki ismiyle Hilal-i Ahdar’ın da tohumları atılıyor 1920’de… Bir gayesi var; alkolün insan ve toplum hayatına verdiği zararlardan korunması üzerine Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey’in gayretleriyle 1920’de çıkarılan Men-i Müskirat yani alkollü içkilerin yasaklanması kanununun destekçisi oluyor Yeşilay. 1925’e kadar da dönemin değişimleri kanunun da hayatını sona erdiriyor. Tarih araştırmacısı, yazar Mustafa Armağan’dan 1920-1925 yılları arası toplumsal hayatı ve değişimi konuştuk.

Sadık Albayrak: “Amacımız gençliğin kalbine ulaşmaktı”

Bir dert edinmişlik vardır ya onu dert için mücadele edenlerden dinlemeye doyamazsınız. Sadık Albayrak da öyle bir isim. Trabzon İmam-Hatip okulundan mezun olduktan sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde okumaya başlıyor. Bildikleri, davası büyük sorumluluk yüklemiş omuzlarına. Dert edinıyor; o bitmek bilmeyen ihtilallerden, darbelerden, öğrenci olaylarından gençliği nasıl korurum diye. Yeşilay Gençlik Şubesi Başkanı oluyor. Programların, münazaraların yöneticiliğini yapıyor. İdeolojim milli kültürdü, değerdi diyor. Evlat da yetiştiriyor. Ne kadarını anlatsak az… Aktarabildiğimiz kadar değerli büyüğümüz Sadık Albayrak’tan gençlik yıllarını dinledik.

Elif Kaya: “Müzik kalpten kalbe bir yolculuk gibi”

“Bir Bilebilsen”i tekrar yorumlayan harika bir çıkış yakaladı. Çocukluktan bu yana da müzikle hep iç içe oldu. Genç sanatçımız
Elif Kaya’dan bahsediyoruz. Yalın sesi, çevresine yaydığı güzel enerjisi ve saçlarıyla güzel bir profil var karşımızda. Bizler de kendisiyle müzik hayatı üzerine konuştuk.