“Bir Bilebilsen”i tekrar yorumlayan harika bir çıkış yakaladı. Çocukluktan bu yana da müzikle hep iç içe oldu. Genç sanatçımız Elif Kaya’dan bahsediyoruz. Yalın sesi, çevresine yaydığı güzel enerjisi ve saçlarıyla güzel bir profil var karşımızda. Bizler de kendisiyle müzik hayatı üzerine konuştuk.

Röportaj: Sümeyya Olcay

Fotoğraf: Deniz Doğan

Çok küçük yaşlardan bu yana beste yaptığını öğrendik. Neydi seni müziğe karşı bu kadar ilgili yapan?
Belki genetik bir duygudur. Kendimi bildim bileli damarlarımdan müzik akıyor. Babamın sesi ve müzik kulağı güçlü. Ritim duygusu dedelerden işlemiş. Genetik bir şeyler olduğunu hissediyorum. Tüm bunlar da beni müziğin o insanı alıp götüren ritmine yönlendirdi.

Bu seviyeye gelene kadar birçok zorlukla mücadele ettin. Nasıl bir çocukluk yaşadın, neler yaptın?
Karadenizliyim. Harika bir çocukluk yaşadım. Yani çocuk gibi çocukluktu. Ağaçların tepelerinden inmediğim, sokaklarda top koşturduğum, yemyeşil bir mahallede dolu dolu bir çocukluktu benimkisi… Müziğe olan ilgimi ailemden saklıyordum. Duyduklarında izin vermeyeceklerini ya da umutsuzluğa düşeceklerini düşünüyordum. Ben de bu yüzden bu yolu tek başıma inanarak sırtlandım. Birçok alanda çalıştım; sekreterlik dahi yaptım! Hep inancım müzikti ve mücadelemin bir rüya olduğuna, uyandığımda müziğin içinde yaşayabileceğime inandım. Ve öyle de oldu.

Ünlü sanatçılarla vokallerden sonra ses yarışmasıyla tanımaya başladık seni. Bu süreç nasıl ilerledi?
Hande Yener’e sahnede bir dönem vokalistlik yaptım. Sonrasında kendi albümümü hazırlayıp yoluma devam ediyordum ki bu süre içerisinde yarışma teklifi aldım ve kabul ettim. Yarışmaya çıktığımda albümüm hazırdı. Benim için yeni bir deneyim oldu.

“SANATÇI SUNULANI GELİŞTİRENDİR”

Bir meslekten ziyade nedir senin için sanatçı olmak?
Yaşamaktır sanat. Sunulanları geliştiren ve üretendir sanatçı. Sanatçı olmak hayatın her dalındadır. Bu duyuyu, kişi üreterek ve düşünerek yaşayabilir. Yani sanatçı sadece ses, oyunculuk değildir. Bir iğne tutmak da sanattır, bir temizlik de sanattır, bir şeyleri öğretme çabası da…

Sesin çok yalın, çok rahatlatıcı. Tekrar yorumladığın besteler olsun
olmasın şarkılarında da o rahatlığı hissediyoruz. Genel olarak ses, tarz olarak kendini nasıl buluyorsun?

Yeteneğimin bana bir hediye olduğunun farkındayım. Bir sesin bin kalbe dokunabileceğini hissederek söylüyorum şarkıları. Kalpten kalbe bir yolcuk gibi. Ağzımı açtığımda çıkardığım sesin içimden süzüldüğünü hissediyorum ve dinleyicinin kulağına değdiği anı hayal ediyorum. Ne kadar saf ve ham hissedersem o kadar yalın ve su gibi çıkıyor.

Saçlarının iki farklı renkte olması dikkat çeken bir diğer özellik. Neden böyle bir tercih yaptın?
Bu tercihi ilk albümde çalıştığım basın ve stil danışmanım düşünmüştü. Kararsız bir ruh halim vardır; dolayısı ile bu saç benimle bütünleşti. Yeni bir işin, şarkının, sesin tanıtılması oldukça zor bizim sektörde. Akılda kalmak adına fena da olmadı. Ama ben her zaman sesim ve bestelerimle akıllarda, kalplerde olmak istiyorum.

“BOL NEFES VE YEŞİLLİK VAZGEÇİLMEZİM!”

Bu kadar tempoyu tabi doğru bir sağlıklı yaşam tarzı kaldırabilir. Nedir sağlıklı yaşam senin için?
Mutlu olmayı ifade ediyor. Mutlu olduğunuz tercihleri yapmanın, sizi mutlu edecek zamanları fark etmenin sağlıklı bir yaşam ritmini oluşturduğunu düşünüyorum. Zararlı olan ne varsa uzak durmaya çalışıyorum. Bunun başında sigara var tabi. Kullanmıyorum. Cildimi ve sesimi bozmaya niyetim yok! (gülüyor). Tabii bunun yanında bol nefes, yeşillik, doğal gıdalar şahane olur!

Beslenmen yeşillik üzerine o vakit…
Bol su içerim, yanımdan ayırmam. Ayran, yeşil zeytin ve turşuya bayılırım. Özellikle sebze yemeklerini çok seviyorum. Düzenli yemeye ne kadar gayret etsem de gece stüdyo çalışma saatleriyle bozuluyor bu düzen.

Spora olan ilgin oldukça fazla. Sık sık statik handsand yaptığını da görüyoruz. Spor hayatında ne kadar bir yer tutuyor? Genel olarak neler yapıyorsun?
Aslında uzun zamandır yoğun albüm çalışması ve sahneler sebebiyle
düzenli sporumu yapamıyorum. Fakat vücudumu esnetmeyi, yoga yapmayı ihmal etmemeye gayret gösteriyorum. Lenf bezlerine nefesin dokunabildiğini duymuştum. Vücudu esnetmek ve nefes almak çok kolay ve sık sık yapmamız gereken bir alıştırma aslında. Yürümeyi de ihmal etmiyorum tabii.

Bu röportaj Yeşilay Dergisi 2017 Nisan sayısında yer almıştır.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *